Belirtileri, Sınıflandırılması ve Eğitim Süreci
Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB), çocukluk döneminde belirtileri ortaya çıkan ve bireyin özellikle sosyal iletişim, sosyal etkileşim ve davranış özelliklerini etkileyebilen nörogelişimsel bir durumdur.
Otizm denildiğinde tek tip bir çocuk profili düşünülmemelidir. Bazı çocuklarda konuşma gecikmesi belirginken bazı çocuklar akıcı şekilde konuşabilir. Bazıları akademik becerilerde güçlü olabilirken sosyal iletişim, esneklik veya günlük yaşam becerilerinde desteğe ihtiyaç duyabilir.
Bu nedenle otizmi anlamanın en önemli noktalarından biri şudur:
Her otizmli çocuk farklıdır ve ihtiyaç duyduğu eğitim desteği bireysel olarak belirlenmelidir.
Otizm Spektrum Bozukluğu Nedir?
Otizm Spektrum Bozukluğu, temel olarak sosyal iletişim ve etkileşim alanındaki güçlükler ile sınırlı veya tekrarlayıcı davranış ve ilgi örüntülerinin görülebildiği bir gelişimsel farklılıktır.
Belirtilerin görünümü ve destek ihtiyacının düzeyi çocuktan çocuğa önemli ölçüde değişebilir.
Bir çocuk konuşmayabilirken başka bir çocuk oldukça geniş bir kelime dağarcığına sahip olabilir. Bir çocuk yoğun desteğe ihtiyaç duyarken başka bir çocuk günlük yaşamının birçok alanında daha bağımsız olabilir.
Bu farklılık nedeniyle “spektrum” kavramı kullanılır.
Otizmin Belirtileri Nelerdir?
Otizm belirtileri her çocukta aynı şekilde ortaya çıkmaz. Bununla birlikte ailelerin gelişim sürecinde fark edebileceği bazı özellikler vardır.
Sosyal İletişim ve Etkileşim Belirtileri
Çocuk;
- İsmi söylendiğinde her zaman tepki vermeyebilir,
- Göz teması ve karşılıklı etkileşim sınırlı olabilir,
- İlgisini başka biriyle paylaşmakta zorlanabilir,
- Ortak dikkat becerilerinde güçlük yaşayabilir,
- Yaşıtlarıyla oyun kurmakta zorlanabilir,
- Karşılıklı sohbeti başlatmak veya sürdürmekte güçlük çekebilir,
- Başkalarının duygu ve düşüncelerini anlamakta zorlanabilir,
- Sosyal ortamlarda nasıl davranacağını anlamakta güçlük yaşayabilir.
Özellikle ortak dikkat, karşılıklı iletişim ve sosyal etkileşim becerileri, çocuğun gelişiminin değerlendirilmesinde önemli alanlardır.
Tekrarlayıcı Davranışlar ve Sınırlı İlgi Alanları
Bazı çocuklarda;
- Tekrarlayıcı hareketler,
- Oyuncakları sürekli aynı şekilde kullanma,
- Nesneleri sıralama,
- Belirli konulara yoğun ilgi gösterme,
- Günlük rutinlere aşırı bağlılık,
- Değişikliklere uyum sağlamakta zorlanma
gibi özellikler görülebilir.
Duyusal Farklılıklar
Otizmli çocukların duyusal uyaranlara verdikleri tepkiler de farklı olabilir.
Örneğin çocuk;
- Yüksek seslerden rahatsız olabilir,
- Belirli kıyafet veya dokulara tepki gösterebilir,
- Bazı kokulara karşı hassas olabilir,
- Belirli yiyecekleri reddedebilir,
- Hareket arayışı içerisinde olabilir,
- Bazı duyusal uyaranlara beklenenden daha az tepki gösterebilir.
Bu özelliklerin bulunması tek başına otizm tanısı koymak için yeterli değildir.
Otizm Nasıl Sınıflandırılır?
Geçmişte otizmle ilişkili farklı tanı isimleri kullanılmıştır. Günümüzde ise bu tablolar büyük ölçüde Otizm Spektrum Bozukluğu başlığı altında ele alınmaktadır.
Bu nedenle “hafif otizm”, “yüksek işlevli otizm” veya “Asperger” gibi ifadeler günlük kullanımda hâlâ karşımıza çıksa da değerlendirmede asıl önemli olan çocuğun hangi alanlarda ve ne düzeyde desteğe ihtiyaç duyduğudur.
Otizm spektrumunda bulunan iki çocuk aynı tanıyı alsa bile eğitim ihtiyaçları birbirinden oldukça farklı olabilir.
Yüksek İşlevli Otizm Nedir?
“Yüksek işlevli otizm” güncel tanı sistemlerinde ayrı bir resmi tanı değildir.
Bu ifade günlük kullanımda genellikle belirgin zihinsel yetersizliği bulunmayan, konuşma ve akademik becerileri görece güçlü olan otizmli bireyler için kullanılmaktadır.
Bu çocuklar konuşabiliyor ve akademik olarak başarılı olabiliyor olsa da;
sosyal iletişim, arkadaşlık ilişkileri, esnek düşünme, duyguları anlama, rutin değişikliklerine uyum ve günlük yaşam becerilerinde güçlük yaşayabilir.
Bu nedenle çocuğun yalnızca konuşma veya akademik performansına bakılarak destek ihtiyacı olmadığı düşünülmemelidir.
Otizm Tanısı Nasıl Konulur?
Otizm tanısı tek bir kan testi, görüntüleme yöntemi veya internet üzerinden yapılan bir testle konulmaz.
Tanılama sürecinde çocuğun gelişim öyküsü, davranışları, sosyal iletişim özellikleri ve gelişimsel becerileri uzmanlar tarafından değerlendirilir.
Ailelerden alınan bilgiler de değerlendirme sürecinin önemli bir parçasıdır.
Aile çocuğunda otizm belirtileri gözlemliyorsa öncelikle uygun sağlık uzmanlarına başvurmalıdır.
Tanı ile eğitsel değerlendirme ise birbirinden ayrılmalıdır.
Sağlık alanındaki tanılama çocuğun klinik durumunun değerlendirilmesine yönelikken, RAM tarafından gerçekleştirilen eğitsel değerlendirme çocuğun eğitim ihtiyaçlarının ve uygun desteklerin belirlenmesine yöneliktir.
Otizmde Eğitsel Değerlendirme Neden Önemlidir?
Otizm tanısının bulunması tek başına çocuğun hangi beceriler üzerinde çalışması gerektiğini göstermez.
Eğitim planlanırken çocuğun;
- Dil ve iletişim becerileri,
- Sosyal etkileşimi,
- Ortak dikkat becerileri,
- Oyun becerileri,
- Bilişsel özellikleri,
- Günlük yaşam becerileri,
- Davranışları,
- Duyusal özellikleri,
- Motor becerileri,
- Akademik performansı
birlikte değerlendirilmelidir.
Böylece çocuğun yalnızca güçlükleri değil, güçlü olduğu alanlar da belirlenebilir.
Otizmde Eğitim Nasıl Olmalıdır?
Otizm eğitiminde temel yaklaşım çocuğun bireysel ihtiyaçlarına göre hedefler belirlemektir.
Her otizmli çocuğa aynı programın uygulanması doğru değildir.
Bir çocuk için temel hedef iletişim başlatmak olabilirken başka bir çocuk için arkadaşlık ilişkileri, sosyal problem çözme veya akademik bağımsızlık öncelikli olabilir.
Bu nedenle eğitim programı mümkün olduğunca bireyselleştirilmiş, ölçülebilir ve işlevsel hedeflere dayanmalıdır.
Otizmde Erken Eğitim Neden Önemlidir?
Çocukluk döneminde gelişim hızlı bir şekilde devam eder. Bu nedenle gelişimsel farklılıkların erken fark edilmesi ve ihtiyaç halinde uygun desteğin planlanması önemlidir.
Erken eğitimde amaç çocuğu zorlamak veya gelişimini hızlandırmak adına yoğun bir performans baskısı oluşturmak değildir.
Amaç;
iletişim, sosyal etkileşim, oyun, günlük yaşam ve öğrenmeye temel oluşturan becerileri çocuğun bireysel özelliklerine göre desteklemektir.
Ailelerin de eğitim sürecine uygun şekilde dahil edilmesi, öğrenilen becerilerin günlük yaşama aktarılmasına katkı sağlayabilir.
Otizmde Dil ve Konuşma Eğitimi
Otizmli çocuklarda dil ve iletişim özellikleri oldukça farklı olabilir.
Bazı çocuklarda konuşma hiç gelişmemiş veya sınırlı olabilir. Bazı çocuklar kelime kullanmasına rağmen cümle kurmakta zorlanabilir. Bazıları ise oldukça akıcı konuşmasına rağmen dili sosyal iletişim amacıyla kullanmakta güçlük yaşayabilir.
Bu nedenle değerlendirmede yalnızca “Kaç kelime söylüyor?” sorusuna bakılmaz.
Çocuğun;
dili anlaması, kendini ifade etmesi, iletişim başlatması, karşılıklı iletişimi sürdürmesi ve dili sosyal ortamda kullanabilmesi de önemlidir.
Otizmde Ergoterapi Ne Zaman Gündeme Gelebilir?
Çocuğun günlük yaşamına katılımını etkileyen duyusal, motor veya öz bakım güçlükleri bulunuyorsa ergoterapi değerlendirmesi gündeme gelebilir.
Özellikle giyinme, yemek yeme, oyun, okul aktiviteleri, ince motor beceriler veya duyusal uyaranlarla baş etme alanlarında yaşanan güçlükler çocuğun günlük yaşam performansını etkileyebilir.
Burada da temel amaç çocuğun yalnızca belirli aktiviteleri yapması değil, günlük yaşam içerisindeki bağımsızlığının ve katılımının desteklenmesidir.
Otizmde Ailenin Rolü
Otizm eğitiminde aile sürecin önemli bir parçasıdır.
Ancak aileden günün her saatinde çocuğa eğitim vermesi beklenmemelidir.
Aileye çocuğun iletişim girişimlerini nasıl destekleyebileceği, günlük rutinleri nasıl öğrenme fırsatına dönüştürebileceği ve zorlandığı durumlarda nasıl yaklaşabileceği konusunda rehberlik edilmesi yararlı olabilir.
Çocuğun öğrendiği bir beceriyi yalnızca eğitim ortamında değil evde, okulda ve sosyal yaşam içerisinde de kullanabilmesi hedeflenmelidir.
Otizmde Eğitim Ne Kadar Sürer?
Bu sorunun bütün çocuklar için geçerli tek bir cevabı yoktur.
Çocuğun yaşı, gelişim profili, destek ihtiyacı, öğrenme hızı ve belirlenen hedefler eğitim sürecini etkileyebilir.
Önemli olan eğitimin yalnızca ne kadar sürdüğü değil, doğru hedeflerin belirlenmesi ve çocuğun gelişiminin düzenli olarak değerlendirilmesidir.
Arnavutköy Otizm Eğitimi ve Özel Eğitim Desteği
Arnavutköy’de otizm eğitimi ve özel eğitim desteği arayan ailelerin öncelikle çocuklarının bireysel ihtiyaçlarının doğru değerlendirilmesine dikkat etmesi önemlidir.
Otizm eğitiminde yalnızca tanıya odaklanmak yerine çocuğun;
iletişim, sosyal etkileşim, bilişsel gelişim, davranış, günlük yaşam, duyusal ve motor özelliklerinin birlikte ele alınması daha bütüncül bir eğitim planının oluşturulmasına yardımcı olabilir.
Bolluca Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi olarak Arnavutköy’de otizm spektrumundaki çocukların bireysel farklılıklarını dikkate alan özel eğitim yaklaşımını önemsiyoruz.
Her çocuk aynı değildir. Bu nedenle doğru değerlendirme, bireyselleştirilmiş eğitim ve düzenli gelişim takibi eğitim sürecinin temelini oluşturmalıdır.
Çocuğumda Otizm Belirtileri Varsa Ne Yapmalıyım?
Çocuğunuzu başka çocuklarla karşılaştırmak veya internet üzerinden kendi başınıza tanı koymaya çalışmak yerine gelişimsel özelliklerini gözlemleyerek uygun uzmanlardan değerlendirme almanız daha doğru olacaktır.
Özellikle sosyal iletişim, ortak dikkat, dil gelişimi, oyun, tekrarlayıcı davranışlar veya değişikliklere uyum konusunda belirgin farklılıklar gözlemliyorsanız erken değerlendirme önemlidir.
Tanı gerekiyorsa sağlık alanındaki yetkili uzmanlar tarafından gerçekleştirilir. Eğitim gereksinimleri ise ilgili değerlendirmeler doğrultusunda planlanır.
Bolluca ÖERM ailesi olarak Arnavutköy’de otizm, özel eğitim ve gelişimsel destek süreçlerinde ailelere rehberlik etmeyi sürdürüyoruz.
Bilgi ve iletişim:
0212 685 10 13


